Nasıl-başarılı-olurum

“Bir konuda çok başarılıyım ve size bunun formülünü vereceğim,” diyerek başlamayacağım söze. Eğer öyle kusursuz bir başarı reçetesi arıyorsanız, baştan söyleyeyim, bu yazı sizi pek tatmin etmeyebilir.

Uzun yıllardır hayatı, insanları, ticareti ve üretimi gözlemliyorum. Geriye dönüp baktığımda, pek çok farklı alanda “orta seviye” bilgi sahibi olduğumu görüyorum. Birçok konuya merak saldım, denedim, belli bir aşamaya getirdim ve sonra orada bıraktım. El becerisi ve görsel algı gerektiren işler her zaman biraz daha ön plana çıktı ama hiçbirinde kelimenin tam anlamıyla “uzman” sayılmam.

Peki, bir uzman değilsem bu yazının size ne faydası olacak? Aslında çok basit: Bu satırları okurken kendi hayatınızla empati kuracak ve belki de kendinize sormaya çekindiğiniz soruların cevabını bulacaksınız.

Bugüne Kadar Hangi Sulara Yelken Açtım?

Çocukluğumdan beri içimde durduramadığım bir merak vardı. Mesela resim yapmaya, el işlerine ve çizime inanılmaz yeteneğim vardı; herkes çok beğenirdi ama ben ısrarla üzerine gidip bunu bir mesleğe dönüştürmedim.

Sonra elektrik ve elektroniğe merak sardım. Uzun süre ilgilendim, kendi çapımda ufak tefek devreler, çalışmalar yaptım ama onu da bir noktada bıraktım, yürütmedim.

1995 yılında, henüz çok yaygın değilken “bilgisayar” kelimesi bile heyecanlandırırdı beni. İlk kez 1998’de bir bilgisayara dokunma fırsatım oldu. Kendime ait bir bilgisayarımın olması ise epey zaman aldı. 2000’li yıllara geldiğimizde internetle ve dolayısıyla web tasarımla tanıştım. Mynet altyapısını kullanarak ilk web sitemi yaptığımda, ilk e-postamı attığımda aldığım keyfi dün gibi hatırlıyorum. Yıllarca uğraştım; eşe dosta hediye siteler yaptım, yeri geldi ücret karşılığı tasarımlar hazırladım. Kendim için blog tarzı siteler kurmayı da hiç ihmal etmedim. Peki, sonuçta web tasarım ve programlama konusunda bir dünya uzmanı mı oldum? Hayır. Hala uğraşıyorum, kodları kurcalıyorum ama bunu tamamen bir hobi olarak, sevdiğim için yapıyorum.

Uzun zamandır hayatımda olan video ve fotoğraf merakımı da son dönemde bambaşka bir seviyeye taşıdım. Artık fotoğrafçılıkla çok daha profesyonel bir şekilde ilgileniyorum. Makinemi omuzuma takıp fotoğraf yürüyüşlerine, keşif gezilerine çıkıyorum. Vizörden dünyayı izlemek, o anları yakalamak bana bambaşka bir bakış açısı katıyor. Gezilerden harika karelerle dönüyorum ve işin en keyifli kısımlarından biri de eve gelince başlıyor: O fotoğrafları bilgisayarın başına geçip Photoshop ile kendi estetik algıma göre tek tek işliyorum. Dijitalde bir rengi, bir ışığı düzenlemekle, kumaşa şekil vermek aslında birbirine ne kadar da benziyor…

Peki Benim Asıl Mesleğim, Uzmanlığım Ne?

Bunca daldan dala atlamanın, fotoğraf gezilerinin ve dijital işlerin ardından “Peki senin asıl işin ne?” derseniz, cevap: Hazır giyim. İşte bu alanda tevazu göstermeyeceğim. Herhangi bir giysi türünü sıfırdan modelleyebilir, tasarlayabilir, kalıbını çıkarıp dikebilir ve hazır hale getirip pazarlayabilirim. Benim asıl profesyonelliğim, ekmeğimi kazandığım yer hazır giyim üretimi.

Fakat madalyonun diğer yüzünde, hayatın bana kattığı öyle deneyimler var ki, bugün dışarıda karşılaştığım birçok insan bu bilgilerin çeyreğine sahip olduğunda göğsünü gere gere “Ben bu işin uzmanıyım” diyebiliyor. Mesela evime asla tamirci, boyacı ya da tesisatçı çağırmam; elimden gelir, kendim yaparım. Mutfakta gayet iyiyimdir; çok güzel yemek pişirir, kebapta ve salatada iddialı lezzetler ortaya çıkarırım. Toprakla aram iyidir; fide, fidan ekimi ve çiçek bakımı konusunda hobi seviyesinde hatırı sayılır bilgim var. Bir dönem oturdum şiirler yazdım, şimdilerde ise makaleler üretiyorum…

Tüm bu yollardan geçerken, aslında bir konunun uzmanı olmanın veya olamamanın gizli testini yapmış oldu kendime. Sonunda anladım ki, bunca şeyi öğrenirken o alanların “en iyisi” olamamamın çok net sebepleri vardı.

Bir Konuda Uzmanlaşamamamın 4 Temel Sebebi:

  1. Odak Dağınıklığı: Sürekli yeni ve farklı konulara merak sardım. Bir şey dikkatimi çektiği an yönümü oraya çevirdim.
  2. İstikrar Eksikliği: Belli bir konuda sonuna kadar ısrar etmedim, doyum noktasına ulaştığımı hissettiğimde bıraktım.
  3. Pazarlama Hatası: Yaptığım iş ne kadar güzel olursa olsun (ister diktiğim bir kıyafet, ister çektiğim harika bir fotoğraf), öne çıkıp onun reklamını yapmadım.
  4. Maddi Hedefsizlik: Giriştiğim hobi işlerinde hiçbir zaman para kazanma odaklı çalışmadım; sadece süreçten, o fotoğrafı çekmekten veya o kodu yazmaktan keyif almaya baktım.

Peki Şimdi Soruyorum: Nasıl Başarılı Olunur?

Kendi hatalarımdan ve deneyimlerimden çıkardığım derslerle, bir konuda gerçekten “uzman” ve başarılı olmak için yapılması gerekenleri net bir şekilde görebiliyorum:

  • İşini Aşkla Seç: Gerçekten seveceğin, yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağın bir işi seçeceksin. (Bende bu hazır giyim ve fotoğraf oldu).
  • Radarlarını Kapat: Sürekli farklı konulara dalıp enerjini bölmeyeceksin. Hobin de işin de mümkünse aynı eksende dönecek.
  • Pes Etme, İnat Et: Bir konuda ısrarcı olacaksın. Zorluklar çıktığında havlu atmayacak, sabırla o kapının açılmasını bekleyeceksin.
  • Değerini Nakde Çevir: Yaptığın işi sadece bir hobi olarak görüp geçmeyeceksin; emeğini, bilgini, sanatsal gözünü paraya çevirmesini bileceksin.
  • Görünür Ol: Çağımız iletişim çağı. İşini, tasarımını veya çektiğin bir fotoğrafı her mecrada gururla ortaya koyacak, reklamını yapmaktan çekinmeyeceksin.

Bugün Ne Yapıyorum?

Şu an önceliğim, hayatımı idame ettirdiğim ve zamanımın büyük bölümünü verdiğim hazır giyim imalatı ve pazarlaması. Ama dijital dünyadan ve sanattan da asla kopmuyorum. Teknolojiyi çok yakından takip ediyorum. Elimi deklanşörden çekmiyor, fotoğraf turlarına devam ediyorum. Web tasarım tutkum tam gaz devam ediyor; favorim.net adında bir web sitem var ve WordPress dünyasıyla içli dışlıyım. Boş zamanlarımda Bionluk üzerinden ufak tefek dijital işler alarak kendimi dinç tutuyorum. HTML ve CSS bilgim var, yeri geldiğinde PHP kodları editliyorum. Bir dönem Python öğrendim (yalan yok, biraz unutmuş olabilirim), MySQL ve Oracle veri tabanı tasarımlarıyla uğraştım (onlar da biraz zayıfladı tabii).

Aslında anlatacak, yazacak daha çok şey var ama şimdilik burada durulalım.

“Nasıl başarılı olurum?” sorusuna kendi penceremden verdiğim yanıtları, biriktirdiğim hikayeleri okudunuz. Eğer bu tarz samimi ve içten blog içerikleri hoşunuza gidiyorsa, beni takip etmeye devam edin. Yeni yazılarda, belki de yeni fotoğraflarda görüşmek üzere!